8 Mayıs 2012 Salı

Yüzyılın Takımı

Neler olmadı ki şu 4 senede? Real Madrid hayattan bezdi. Kazanılmamış kupa kalmadı. Casillas gol yemekten usandı.Rekorlar sürekli yenilendi. Guardiola yaşlandı. Messi büyüdü. Futbolun adaleti çoğu zaman işlemedi.




Barca nasıl elenirin tek mümkünü vardı: Futbol şansı ve 10 kişilik savunma. Defansı derinde –ceza sahası içinde- kurup, ( Inter gibi Etoo’dan veya Chelsea gibi Drograba’dan sol bek yaratıp ) önlerine ikinci hat 4 lü savunmayı yerleştirip, sonrasında şans meleklerine duacı olmak.  4 senede 2 kere Şampiyonlar Ligini - ki final maçları antreman maçı havasında geçti - kazanan Barcelona, iki kere yarı finalde bu taktiğe mağlıp oldu. Bazıları Guardiola’yı B planı olmamakla eleştirdi. En azından şut alternatifi kullanılmalıydı dedi. Tik-tak pas oyunuyla araya atılan toplarla gol pozisyonu yakalama ihtimali, uzaktan sutla yakalanabilecek gol ihtimalinden cok daha fazladır bu tarz savunmalara karşı, kaldı ki kusursuz işleyen bir makinenın yedek işleyiş metodu olmaz!

Pep’in Barcelonası hiç tartışmasız yüzyılın takımı, daha da ötesi futbol tarihinin en güzel takımı

Aşağıdaki videoda bir futbol takımının oynayıp oynayabileceği en güzel oyun mevcut. Keyfini çıkarın:





 
Dört sezonda oynanan 243 macçın istatistiği:  176 galibiyet 46 beraberlik 21 mağlubiyet, 625 gol atıp 178 gol yedi. (Maç başına 2,57 gol atıp 0,73 gol yedi.) 16 turnuvada 13 kupa! Belki 14ncun kupa da gelecek!

Gracies PEP! Son maç Camp Nou ekranlarında gösterilen kısa film:

http://www.fcbarcelona.com/football/first-team/detail/article/farewell-to-guardiola-in-13-minutes


Futbol ve muhabbet dolu günler dileriz.

8 Nisan 2012 Pazar

Franco Baresi

Bay 6 numara! Futbol dünyasının en hakiki efsanlerinden. Hayatı boyunca sadece tek sevgilisi olan, ondan başka kimseye dönüp bakmayan, sevgilisini de mutlu eden bir kaptan.

Ariggo Sacchi Milan’ı çalıştırdığı günlerde "Franco'yu satmamız olanaksız, onu satmak kulübün bayrağını satmaya benzer" diyordu. Yine o günlerde San Siro'nun en yaşlı stat görevlisi, San Siro'da gördüğünüz en büyük futbolcu kim? sorusuna, “Franco Baresi” cevabını vermişti.

Aşağıda linki bulunan jübile günü San Siro çimlerinin kırmızı-siyah 6 numarayla buluştuğu son maçtı. Akabinde o forma müzeye gönderildi.

http://www.youtube.com/watch?v=cdzu5iykedy

Nestalar, Cannavarolar ve niceleri.. Başta Italyanlar olmak üzere tüm defans oyuncuları Baresi’nin gölgesinde kalmaya mahkumdurlar, çünkü o yeryüzünün gördüğü en iyi savunmacıdır.

Kariyerine dair küçük bir kupa listesi:



World Cup Winner
1982 (Finalist 1994)
World Club Champion
1989 1990
European Cup Winner
1989 1990 1994
League Champion
1979 1988 1992-1994 1996
UEFA Super Cup Winner
1989 1990 1994
Italian Super Cup Winner
1988 1992 1993 1994
Mitropa Cup Winner
1982



Hakkında daha fazlasını merak edenlere veya imzalı formasını isteyenlere resmi internet sitesi:

http://www.francobaresi6.com/en/welcome.htm



Futbol ve muhabbet dolu günler dileriz.

31 Mart 2012 Cumartesi

Ekol Yaratmak**



Hollanda total futboluyla, Almanya disiplinli oyunuyla, İtalya sıkı savunmasıyla, Ingiltere uzun toplarıyla bilinir. Peki Türk futbolunun öne çıkan özelliği nedir? Günü kurtarmak için değil, geleceği inşa etmek, ihtişamlı başarılara ve göze hoş gelen oyunlara hazi olabilmek için bir ekol yaratılmalıdır. Futbol sahadaki dizilişlerden ibaret bir oyun değildir. Strateji ve taktikler birlikte harmanlanarak futbol devrimi gerçekleştirmeliyiz. Johann Cruyff der ki, ”Oyuna istediğiniz gibi yön verebilmeniz için top sürekli sizin kontrolünüzde olmalıdır.” Bu şiarla sahaya çıkan bir ulusal takımı kim istemez ki?



Altyapıda fiziksel ve zihinsel eğitime eğilerek, tesislerde modernizasyonu sağlayarak, aşağıdan yukarıya doğru uzun soluklu bir yolculuk başlatılmalıdır. TFF bu irade ve kararlılığı göstermelidir. Aksi takdirde futbol dilencileri tarafından tarih sahnesinde acımasızca yargılanacaktır.





Ekol yaratmak devrim yapmak gibidir, cesaret ve çok çalışmak ister.


Futbol ve muhabbet dolu günler dileriz.




**Bu yazımız, FourFourTwo dergisinin 2009 Aralık sayısı okur köşesinde yayınlanmıştır.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Karşıyaka - Göztepe

Karşıyaka ilçe sınırları içindeki bilboardlar... Türkiye'de örneği olduğunu sanmıyorum, belki dünyada daha önce uygulanmıştır. Yönetimin maça ne derece iyi hazırlandığını gösteriyor.




Futbol kültürü, futbol ve tribün hikayelerinden oluşur. Fotoğraf bu hikayelerden nicesini içinde saklıyor. Seyircinin müşteri olarak konumlanmadığı ve kulubün birer parçası halinde varlığını sürdürdüğü bu ölümsüz manzaranın yaratıcıları da maça inanmışlardı.



Golün saatine dikkat.:19.12 , KSK nin kuruluş tarihi. Teknik heyet ve futbocular da çok iyi konsantre olmuşlar.


Bu güzel gün için emeği geçen herkese teşekkürler .. Yolun açık olsun Kaf-Kaf..


Ayrıca aşağıdaki bağlantıyı okumanızı ve videoyu izlemenizi tavsiye ederiz.




Futbol ve muhabbet dolu günler...

21 Ocak 2012 Cumartesi

Maradona'dan sonra, Messi'den önce...

Bir jimnastikçi gibi esnek, bir balet gibi zarif. Copacabana’da çocuklara gösteri yapan bir top cambazı sanki. Cezayir’de başlayıp Madrid’te biten bir göçmen ayaklanması gibi ihtişamlı.

Joga Bonita’nın ( güzel oyun/oyna ) görsel hali. 10 numara adamların selvi boylusu. En sevdiğiniz filmin asi çocuğu. Unutulmaz konserlerin orkestra şefi.

İzliyoruz. İzlemeye doyamıyoruz.

http://www.youtube.com/watch?v=SvYlvkWpPy4

Futbol ve muhabbet dolu günler dileriz.

18 Aralık 2011 Pazar

Futbolun Kutsal Kitapları


Ülkemizde pek rağbet görmeyen, ama futbolu enine boyuna deşen ve tahlil eden çok önemli kitaplardan alıntılar yaparak blogumuzda zaman zaman yayınlayacağız.

İlk kitap, İskoç yazar Craig McGill'in Futbolun Karhanesi adlı eserinden:

"Spor, bir yatırımın başarı ya da başarısızlığın, adını verebileceğimiz tüm diğer işlerden daha zalimce sergilendiği bir alan. Örneğin birçok işletme yanlış bir karar alınırsa, bu kararı o ya da bu şekilde gizleyebilir ve ancak çok sayıda hata yapıldığında işler açığa çıkar. Bundan sonra gerçekten ceza çekerler.

Ancak sporda her kötü karar acımasızca teşhir edilir ve merhametsizce cezalandırılır.Bunun zayıflıktan çok bir güçlülük olduğunu düşünüyorum. Futbol işi başarısızlıklarınızın acımasızca teşhir edildiği, tamamen bağışlamasız bir ortamdır ve bu yüzden onu seviyoruz. Futbol büyük bir tiyatro oyunudur. Ayrıca futbol rekabetçi ve açıktır; bence bu, sürece belirli bir ölçüde akla yatkınlık getiriyor."

Futbol ve muhabbet dolu günler dileriz.

3 Aralık 2011 Cumartesi

DIEGO > pele

Artık havlu atsan iyi olur bay Brasil! Her seferinde ayar yemekten bıkmadın mı?



“Bence Neymar Messi’ye oranla daha komple bir futbolcu. İki ayağıyla da topa çok iyi vuruyor, her iki kanatta da topu çok iyi sürüyor ve goller atıyor.”

Pele



“Gece yatmadan alması gereken ilacı sabah almış. Kafası karışmış ne dediğini bilmiyor. Bir dahaki sefere doğru ilacı almasını ve doktorunu değiştirmesini tavsiye ederim.”
Diego Armando Maradona

Futbol ve muhabbet dolu günler dileriz.